Sen çok güçlüsün!

Sen çok güçlüsün Harun İstenci!

Bir yanılgının, binlerce yenilgiden daha keskin olduğunu gördüğünde eve dönmek isteyeceksin ama ev; kapı duvar olacak ve sen, bildiğin denizlerde yeniden boğulacaksın. Aşina yüzler el olacak, ve yalnızlığı şah damarında hissedeceksin Harun! Sonra yolun tam ortasında ayaklarının dermanı kesilecek, dizlerinin üzerine çökeceksin. Düşmekten korkma! Düştükçe daha da güçleneceksin. Sonra herkes kaybolacak, gölgen bile seni terk edecek ama bu yenilgi sayılmaz. Yalnızlığı sev! Herkes gitse de o seni bırakmaz, bilirsin...


Yine de içindeki uçurumların kenarında otururken dikkat et, her hattını bildiğin bir el sırtına değebilir. Belki sana sarılır, belki seni itebilir. 


Kırılacaksın da, kırıl! Kırıldıkça keskinleş ama kendini daha çok kesme. İnsanın kendine açtığı yarayı hiçbir tabip iyi etmez, bilirsin. Bir daha asla karşılaşmayacağın o insanla, o ıssız sokakta tekrar tekrar çarpışmayı öğreneceksin. Ve evin içinde, evsiz hissedip üşüyeceksin. Yalanlar bulup inanacaksın. Sevilecek, seveceksin. Ciğerlerini bırakacaksın belki bir dandik barda. Herkes bir gün gider, bilirsin.


Omzunda uzaklara taşıdığını yorulduğun için indirdiğinde seninle yürümeye devam ettiğini görünce, vefayı anlayacaksın. Bazen terkedilecek, bir çok zaman mutsuz olacaksın. Enkazlarını biriktireceksin içinde ve sırtındaki bıçakları seveceksin. Herkes öldürür sevdiğini, bilirsin.


Ekmeği bölüşmenin ekmekten daha lezzetli olduğunu öğretecek sana hayat. Ardından gidecek yarım ekmeğinin çeyreğini verdiklerin. Gitsinler! Bazen gitmek, kalmaktan daha iyidir. Sonra unutacaksın. Unutup, tekrar hatırlayacaksın. İnsan, unuttukları ile yeniden tanışabilir, bilirsin.


İnsanın elmacık kemikleri de yosun tutar ağlamaktan, öğreneceksin. En karanlık gecelerinde, kulaklarında aşina seslerin elvedası çınlayacak ve sen, düştüğün o kuyunun dibinin artık bir sonunun olmadığını görecek, yenileceksin. Yenil! Hepsi yaralar, o en sonuncusu öldürür, bilirsin.


Bütün savaşlara kaybetmek için gireceksin ve sonra yenile yenile büyüyen göğsündeki o sancıyı, anlatmanın beyhudeliğine ağlayacaksın. Ağla! Yürüdüğün yolun her ayrımında yanından birileri eksilecek ve yol önemsizleşecek. Varacak yeri olmayan için tüm yollar önemsizdir, bilirsin.


Hayat yeterince ince davrandığında ya da aptal olduğunu öğrenince yeniden döneceksin evine. Zihninin içi tarumar edilmiş olacak ve sen, sol omuzundan tekrar tekrar vuracaksın kendini. Ellerin akasyalar kokacak ama kimse görmeyecek öldüğünü. Ölmek bu kadar kolay değil Harun, bilirsin. Bütün intiharlarını yedi altmış beşlik bir kurşunun içine doldurup yokluğun ve yoksulluğun göğsüne ateş edeceksin. Sonra en ince yerlerinden kıracaklar seni, sen sağlam zannederken üstelik kendini. Biraz daha bükebileceğini zannettiği her şeyin; kırıldığını görür insan, bilirsin.


Bir gün, umudunun bittiği bir anda bir el uzanacak sana. Bütün dünyayı karşısına alıp, herkesin sana sırtını çevirdiği yerde sana her şey olacak. Ellerini tut! Nefes almayı hatırlatacak, yaralarından öpecek seni, korkma öpsün. Sevmek biraz da yaralarını sevmektir, bilirsin.


Kalmanın gitmelerden daha zor olduğunu da öğretecek bu hayat sana. Kaldığın her yere, gidenin anılarını götürecek, yorulacaksın. Gücün yetmeyecek bazen, elveda etmek için kaldırdığın eli yere indirmeye. Ama indir! Sevmek gidebilmektir. Herkes, istisnasız bir gün gitmek için gelir, bilirsin.


Pes etme Harun, bu hayat seni 17 yaşında iken babanın cansız bedeniyle sınadı. 20 yaşında profesyonel bir programcı ve 23'ünde yönetim departmanına yönetici olarak oturttu ve binlerce insana güven verdin, söz geçirdin. Haklıyken haksız duruma bile düştün ama hep kalktın/başardın! Unutma! Başarı, düştüğün her seferde ayağa kalkacak gücü bulmaktır kendinde.

Pes Etme Harun İstenci

Sevdiğin her şey daima uzaklarda olacak, hiçbir şeyi kolay elde edemeyecek başkalarının emekleyerek vardığı yerlere koşsan da yetişemeyeceksin. Sıkılma bundan. İsyan et! Ama korkma, vazgeçme savaşmaktan. Yenilerek, yenmeyi öğreneceksin. Adalet sadece bir yazar ismidir burada, bilirsin.


Gırtlağında harfler biriktirecek, susacaksın. Bazı geceler, cinnetlerin ve cinayetlerin olacak kaçacaksın. Uzaklaştıkça arkana bakacaksın, herkes gitmiş olacak. Kendini arayacak bulamayacaksın. Bir parkın bir bankında ağlayacaksın hüngür hüngür. Ağla! Erkekler de ağlar, bilirsin.


Bir gözleri ahuya yenileceksin bir gün ve bu bütün kazandıklarını unutturacak. Dağları yerinden oynatmak isteyip, bir taşı kaldıracak gücü bulamayacaksın ellerinde. Sonra yürüyeceksin içine doğru ve ona rastlayacaksın. Birbirinin içine yürüyen iki insan mutlaka çarpışır, bilirsin.


Gün bitince, herkes gidince, ve sen bir parkın kaybolmuş bir bankında üzgün üzgün etrafı izlerken anlayacaksın, insanın elleriyle emek emek yaptığı evin, ufak bir rüzgarla yerle bir olmasını izlediğinde neler hissettiğini. Enkazın altında emeklerin. Hayaller de ölür, bilirsin.

Harun İstenci düşünüyor...

İnceldiği yerden kopmasına izin vermediğin her şeyin, en sağlam yerinden hiç beklemediğin anda canını göğüs kafesinden çıkartırcasına koptuğunu göreceksin sonra. En soğuk gecelerde çırılçıplak kalacaksın bir yalnızlık sokağında. Ama korkma geçecek. Her yara kabuk bağlar, bilirsin.


Yaş aldıkça saçların ağaracak. Kader deyip duracaksın göğsünde sancıyan o öksüz yaraya. Canını yakacak koskoca dağları aşıp o küçük tümsekte düşüşün. Dört duvar konuşmayacak, incinecek tarumar edeceksin ellerini, et. Ama kaldır başını yürü. Bazen insanı Tanrı kurtarmaz! Ki o ne güzel bir vekildir, bilirsin.


Sonra birden, yok olmaya başlayacak dünyanın geri kalanı ve sen var olduğunu zannettiğin şeylerin aslında bir yanılsamadan ibaret olduğunu göreceksin. Günler akıp gidecek, acımadan yakıp gidecek. Yakalamaya çalıştıkça kaybedeceksin her şeyi. Gözünün yaşına bakmaz zaman, bilirsin.


Senin affettiğin şeylerin, çeyreğini sen yaptığında affetmeyecekler, alış buna. Tam düşerken tutunup rab bellediğin tüm tuğlaları, en zor günlerinde ellerinden alacaklar, düşeceksin. İyileştirdiğin her şey senden kaçacak. Kimi kaldırırsan yerden koşup seni geçmek ister, bilirsin. Ama şunu unutma Harun, hiç bir yetimin ahı yerde kalmaz. Hiç kimsenin de yaptığı yanına kâr kalmaz. Ne güzel demiş Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V); "Hak etmediğin bir muamele gördüğünde unutma, o kişi senin değerini bilmeden ölmez!"

Gregor'dan İstenci'ye

Bu içerik Harun İstenci tarafından oluşturulmuştur. İçeriğin kopyalanması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre suçtur. İstenci Systems
Yazar Harun İstenci Hakkında
1997 yılında İstanbul'da doğdu ve memleketi Kastamonu. Çocukluğundan bu yana bilgisayar sistemleri üzerinde çalışıyor ve internet üzerinde içerik üretiyor...
Daha Fazla...

istenci.com üzerinde milyonlarca içerik seni bekliyor...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum alanı herkese açıktır, lütfen kişisel bilgilerinizi paylaşmayın. Yorum alanlarını bir nevi forum olarak ta kullanabilirsiniz. Taciz ve zorbalık belirten yorumlar 24 saat içerisinde kaldırılır.